Gündem

DEM Parti: ‘Kuyu Tipi’ hapishaneler kapatılmalı

S ve Y tipi hapishanelere ilişkin raporunu kamuoyuyla paylaşan DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, bu hapishanelerde tutsakların yaşam hakkının tehlikede olduğunu belirterek, derhal kapatılmaları çağrısı yaptı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, S ve Y tipi hapishanelere ilişkin raporunu partinin Ankara’da bulunan genel merkezinde kamuoyuyla paylaştı.

Komisyon eş sözcüsü Öztürk Türkdoğan Türkiye’de yer alan 403 hapishanede toplam 50 bine yakın insanın kapasite fazlası tutulduğunu kaydetti. Bu sayının sürekli arttığına işaret eden Türkdoğan, “Hapishane istatistikleri alarm veriyor. Bu da ülkenin otoriter bir rejimle yönetildiğini ve bu otoriterleşme eğiliminin devam ettiğini gösteriyor” dedi.

7 S tipi, 14 Y tipi hapishane bulunduğunu belirten Türkdoğan, yüksek güvenlikli hapishanelerin sayısının ise 22 olduğunu kaydederek, onların da benzer bir durumda olduğunu söyledi. Çok sayıda S ve Y tipi hapishaneyi ziyaret ederek bu raporu oluşturduklarını ve çok sayıda demokratik kitle örgütünün rapor ve tespitlerinden de yararlandıklarını ifade eden Türkdoğan, “Ceza İnfaz Kanununun başlangıç maddelerine baktığımız zaman, ayrımcılık yapılamayacağı ve mahpusların insan haklarına saygı gösterileceği belirtiliyor. Fakat 2004’te yapılıp 2005’te yürürlüğe konulan bu kanunun çok sayıda maddesi değiştirildi. Şu anda Ceza İnfaz Kanunu tamamen mahpusları kuyu tipi odalarda tutarak sağlığını bozan, çürüten bir yapıya dönüşmüş durumda” dedi.

‘Tutsakların yaşam hakkı tehlikeye giriyor’

Pandemi döneminde yapılan kanun değişikliğiyle de çok daha ağırlaştırılmış bir infaz rejimi getirildiğini ifade eden Türkdoğan, “TMK kapsamındaki suçlardan tutuklu ve hükümlüler ile diğer tutuklu ve hükümlüler arasında her yönüyle ciddi bir ayrımcılık yapılmış durumda. Tam da burada işte siyasi mahpusların S ve Y tipi yüksek güvenlikli hapishanelerde tutularak sağlık haklarının ve dolayısıyla yaşam haklarının tehlikeye girdiği bir sürecin içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

‘Havalandırma kapısı yok’

“Kuyu tipi” olarak adlandırılan S ve Y tipi hapishanelerde odaların sadece giriş kapısı olduğunu, havalandırma kapısı olmadığını vurgulayan Türkdoğan, havalandırma için tutsakların bir koridordan geçirilerek başka bir yere çıkarıldığını söyledi.

Havalandırma kapısı olmayan odalarda tutsakların gün ışığı alamadığını söyleyen Türkdoğan, “Derhal bu hapishane modellerinin, yani Y ve S tipi ile yüksek güvenliklilerin kapatılması gerekiyor. Kapatılmıyorsa da havalandırma ünitelerinin derhal yapılması gerekiyor. Nereden nereye geldi Türkiye? F tiplerini hatırlayınız. İnsanlar F tipine karşı nasıl mücadele verdiler. Şimdi F tipi hapishaneler bile bunların yanında daha hafif kalıyor” dedi.

‘Demokratik kamuoyu yüzünü hapishanelere dönmeli’

Tüm demokratik kamuoyunun yüzünü hapishanelere dönmesi gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, şöyle devam etti: “İdare gözlem kurulu kararlarıyla koşullu salıverme hakkının yok edildiği, insanların denetimli serbestlik hakkından yararlandırılmadıkları, hapiste kalma süresinin giderek uzatıldığı, keyfi disiplin cezalarının verildiği, mahpusların sürgün ve sevk uygulamasına maruz kaldığı bir durumla karşı karşıyayız. Ciddi sağlık hakkı ihlalleriyle karşı karşıya kalan çok sayıda hasta mahpus bulunmaktadır ve neredeyse ayda birkaç kişi bu şekilde yaşamını yitirmektedir. Şimdi de havalandırma ünitesi olmayan bir odada insanları tutarsanız, tek başına tutarsanız oradan bir insanın sağlıklı çıkmasını bekleyemezsiniz.”

‘İlk olarak İmralı’da başladı’

Bu uygulamaların ilk olarak İmralı’da başladığına işaret eden Türkdoğan, İmralı’da başlayan modelin tüm hapishanelere yayıldığını söyledi. “Dolayısıyla siyasi kimliklerinden bağımsız olarak insan hakları temelinde hapishanelerde olup bitenlerle herkes ilgilenmek durumundadır” diyen Türkdoğan, bütün kötü uygulamaların kaynağının İmralı’da olduğunu söyledi.

“Şimdi de 3 buçuk yılı geçen bir mutlak iletişimsizlik hali söz konusudur ve DEM Parti dışında Meclis’te grubu bulunan partiler bu konuda söz kurmamaktadır. Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler bu konuda söz kurunuz. Çünkü insan hakları herkes içindir, adalet herkes içindir. Bu ülke bu şekilde baskı rejimiyle yönetildiği sürece herkesin yolu bir gün hapishaneden geçecektir. O yüzden hapishanelere daha fazla ilgi göstermek gerek” diyen Türkdoğan, İmralı tecridinin bir an önce kaldırılması gerektiğini vurguladı.

‘İnfaz rejimindeki ayrımcılık son bulmalı’

S ve Y tipi hapishanelerin kapatılması gerektiğini dile getiren Türkdoğan, hasta tutsakların derhal tahliye edilmesi, infaz rejimindeki ayrımcılığın son bulması çağrısı yaptı. İnfaz yakma uygulamalarına ve keyfi disiplin cezalarına son verilmesini isteyen Türkdoğan, idare ve gözlem kurullarının da kapatılması gerektiğini söyledi.

Türkdoğan, “Bir bütün olarak Türkiye’nin infaz rejiminin hiç olmazsa Birleşmiş Milletler Mandela Kurallarına uygun hale getirilmesi için bir ortak çalışma acilen başlatılmalıdır. Raporumuzu Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, kamu kurumlarına ve bakanlığa ileteceğiz. Bunun takipçisi olacağız. Kuyu tipi hapishaneler kapatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ETHA

Paylaşın