Cenk Ağcabay, Umut Yazıları

Yaza doğru ilerlerken dünyada tırmanan gerilimler – Cenk Ağcabay

Yaza Doğru İlerlerken Dünyada Tırmanan Gerilimler

Yaza doğru ilerleyen günlerde art arda gelen bazı haberler, önümüzdeki yazın oldukça sıcak geçme olasılığının yükseldiğine işaret ediyor. Dünya politikasında diplomasi ve müzakerenin yerini tehdit, şantaj ve gözdağı almış durumda. Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, “İkinci Ukrayna olmak istemiyoruz” diyen Gürcistan başbakanı Irakli Kobakhidze dün sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklamada, Avrupa Komisyonundan bir yetkiliyle yaptığı telefon görüşmesinde, hükümetinin Gürcistan’daki yabancı STK’ların fonlarını açıklamasını zorunlu kılan bir yasada ısrar etmesi halinde Batı’nın kendisine karşı “bir dizi önlem” alacağı konusunda uyarıldığını söyledi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Kobakhidze’ye, “Fico’ya ne olduğunu görüyorsunuz. Çok dikkatli olmalısınız.” demiş. Avrupa Komisyonu yetkilisi, geçen hafta silahlı saldırıya uğrayan Slovakya başbakanı örneğini vermiş. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Ukrayna sürecinde Avrupa’nın en şahin yöneticilerinden biri olarak sivrilmesi dikkate alındığında, onun yönetimindeki bir kurumun yetkilisinin Gürcistan başbakanını tehdit etmesi çok şaşırtıcı değil.

Avrupa’da ve motor gücü Almanya’da politik iklim Ukrayna savaşından beri hızla değişiyor. Avrupa ve Almanya’da değişen politik iklime bakarken Almanya’nın en büyük silah tekeli Rheinmetall’in yükselişine dikkat çekmek gerekiyor. Rheinmetall CEO’su Papperger geçtiğimiz günlerde basına yaptığı açıklamalarda, bu yılın sonuna dek 60 milyar avroluk sipariş hacmine ulaşmayı beklediklerini söyledi. Alman hükümetinin Alman ordusunun geliştirilmesi için ayırdığı 100 milyar avroluk özel fondan aslan payını en büyük silah üreticisi olarak Rheinmetall’in alacağı biliniyordu. Rheinmetall kelimenin gerçek manasında Ukrayna savaşının kazananlarından. 2021 yılında 70 bin top mermisi üreten Rheinmetall 2024 yılında 700 bin adet top mermisi üretmiş. Papperger önceki yıllarda 15 ila 20 bin arasında olan tank malzemesi üretimini 150 ila 200 bine yükseltecekleri bilgisini verdi. Bu artışı sağlamak için Macaristan’dan Litvanya’ya yeni üretim tesisleri inşa ediyorlarmış. Almanya’da yeni bir üretim tesisi de Amerikan F-35 uçaklarına parça üretmek için inşa ediliyormuş. Rheinmetall CEO’su Amerikan silah üreticileriyle kıyaslandıklarında henüz küçük olduklarını ancak Fransız ve İtalyan silah üreticileriyle kurulacak bir “Avrupa Sistem Evi” projesi sayesinde üst lige yerleşebileceklerine inanıyor. Papperger satış ve karlarının önümüzdeki yıllarda sürekli büyüme eğiliminde olacağına inanıyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi merkez AB ülkelerinin silah tekellerinin bir birlik oluşturma yolunda olması, Avrupa egemen sınıflarının orta ve uzun vadede büyük bir savaşa hazırlandıklarının önemli işaretlerindendir. Son haftalarda Avrupa üniversitelerinde gelişen Filistin’le dayanışma eylemlerine yönelik vahşi saldırganlık bu eğilimle uyumlu ancak dahası ve ötesi var. Sadece kampüsler saldırıya uğramıyor. Letzte Generation adlı Alman çevre örgütünün beş üyesi, “suç örgütü oluşturmak” suçlamasıyla yargılanmaya başladı. Yargılananlardan Mirjam Herrmann’a göre, “Barışçıl sivil itaatsizlik eylemleri yapan bir çevre örgütünün suç örgütü olarak yargılanması Alman tarihinde bir ilk.” Herrmann Mafya ve organize suç örgütleriyle mücadele için çıkarılmış bir yasanın çevre eylemcilerine uygulanmasının ülkede demokrasi ve ifade özgürlüğüne vurulmuş büyük bir darbe olduğunu ifade ediyor. “Özgür Filistin” ifadesini kullanmanın ve Gazze’deki soykırıma karşı çıkmanın anti-semitizm anlamına geldiği bir ülkede bu durum şaşırtıcı olmasa gerek.

21 Mayıs’ta Almanya’nın Frankfurt kentinde bir etkinliğe katılan ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, “ABD ve Avrupa’nın Çin’in endüstriyel kapasite fazlasına stratejik ve ortak bir şekilde yanıt vermesi gerektiğini” söyledi. Bu talep, ABD’nin Çin’e karşı yükselttiği yeni gümrük duvarlarının benzerinin AB tarafından da uygulanması anlamına geliyordu. Yellen AB’den Çin’in güneş panelleri ve rüzgar tribünleri de dahil olmak üzere yeşil teknoloji kapsamındaki ürünlerine sınırlamalar getirilmesini istedi. Aynı talep daha önce Çin’in ürettiği elektrikli otomobiller için de öne sürülmüştü ancak Almanya bunu kabul etmemişti. ABD geliştirdiği Çin karşıtı politikalara AB’den daha fazla katılım talep ediyor. AB’yi Rusya karşıtı politikasının bir aracına dönüştüren ABD’nin bunu Çin’e genişletme hedefiyle hareket ettiği aşikar ancak AB’nin Çin ekonomisiyle gelişkin ilişkileri düşünüldüğünde böylesi bir adımdan çok ciddi darbeler alacağı kesin. Yellen’in bu sözleri AB tarafından yanıtlanmadı ancak Çin yönetiminin görüşlerini yansıtan Global Times gazetesi Yellen’e bir editorya yazısıyla yanıt verdi. Global Times editoryası, “Yellen’in amacının AB ile Çin arasındaki ticari sürtüşmeyi kışkırtmak ve AB’yi ABD’nin stratejik gündemine sıkı sıkıya bağlamak olduğu açıktır.” tespitini yapıyor. ABD’nin Avrupa’nın kendisi için savaşa gireceğini umarak Avrupa’yı yanına çekmek istediğini söyleyen editorya şöyle devam ediyor: “AB şu anda bir seçimle karşı karşıya: Çin’e karşı birleşik adımlar atma konusunda ABD’yi takip etmek mi yoksa AB’nin stratejik özerkliğini korumak mı?”

Editoryanın sorusu yerinde. AB Ukrayna savaşıyla birlikte ABD’nin dikte ettiği politikaları uysalca uygulayan bir ikinci sınıf müttefik konumuna geldi ve stratejik özerkliğini büyük ölçüde kaybetti. Kendi enerji altyapısı bombalanan Almanya’nın bu durumu sessizce geçiştirmeye çalışması ABD’yle olan ilişkilerinin doğasına dair çok şey anlattı. ABD’nin Çin konusunda AB üzerindeki baskıyı arttırması esas olarak Çin’in ekonomik kapasitesindeki büyümeyi durdurma hedefinde başarı elde edememesiyle ilişkili. ABD için bu konuda zaman daralmaktadır. Çin’in ekonomik kapasitesinin zayıflatılması hedefinde başarı elde edilemediği ölçüde çatışma dinamiği güçlenmektedir. Çin Dışişleri Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı bir açıklamada, Amerikan silah tekelleri Lockheed Martin, General Dynamics ve Raytheon’un üst düzey yöneticilerine yaptırımlar uygulama kararı alındığını duyurdu. Kararın gerekçesi Amerikan silah tekellerinin Tayvan’a yaptığı silah satışları. Özellikle son yıllarda Amerikan silah tekellerinin önemli silah satış noktalarından biri konumuna gelen Tayvan hızla silahlanıyor. Tayvan’ın yeni lideri Lai Ching-te’nin üç gün önce göreve başlama töreninde yaptığı Çin karşıtı sert konuşmadan sonra ortam bir kez daha hızla gerginleşti. Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Doğu Cephesi Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, Çin ordusunun, Tayvan Boğazı, Tayvan Adası’nın kuzey, güney ve doğu bölgeleri ile ana kara yakınındaki Kinmen, Matsu, Vuçi ve Dongyin adaları çevresinde müşterek askeri tatbikata başladığı belirtildi. Geniş kapsamlı askeri tatbikat, askeri bir tırmanma yaşanması olasılığını güçlendirdi. Tayvan’daki tırmanma sık sık yinelenen askeri gerilimin yeni bir aşamasını oluşturdu. Lai Ching-te’nin göreve başlama törenine ABD, Japonya ve Avustralya’dan üst düzey ve geniş katılım sağlanması, Japon donanmasına ait gemilerin tören nedeniyle Tayvan sularına gelmesi yaşanacak bu gerilimin habercisiydi. Çin’i Tayvan üzerinden baskılamak ABD’nin uzun süredir uyguladığı taktiklerden. Bu taktiğin yol açtığı tırmanmaların sıcak bir çatışmaya dönüşmesi olasılığı son birkaç yıldır sürekli gündemde. Yaza doğru ilerlenen günlerde Tayvan bir kez daha Asya Pasifiğin hızla ısınmasına neden oldu.

Ukrayna cephesinde de yaz aylarının sıcak geçeceği belli olmaya başladı. Amerikan basınını kaplayan haberler ve Ukrayna devlet başkanı Vlodimir Jelenskiy’in New York Times gazetesinde yayınlanan söyleşisi bu konuda önemli işaretler verdi. Zelenskiy söyleşide en fazla Rusya içlerini vuracak füzeleri ateşleyebilmek için gereken ABD onayı üzerinde durdu. ABD Ukrayna’ya verdiği uzun menzilli füzelerin Rusya içlerini vurmasına sınırlamalar getirmişti. Bu sınırlamanın nedeni, daha önce ABD başkanı Biden tarafından Rusya’yla doğrudan bir savaşa girmekten kaçınmak olarak açıklanmıştı. Zelenskiy söyleşide ısrarla, Rusya içlerini vuramadıkları takdirde sahadaki Rusya ilerlemesini durduramayacaklarını belirtiyordu. Bu söyleşinin ardından New York Times’ta yayınlanan bir başka kapsamlı haber gazetenin CİA ve Pentagon kaynaklarına yakınlığıyla tanınan yazarı David E. Sanger tarafından kaleme alınmıştı. Sanger yüz yüze görüştüğü üst düzey ABD yetkililerine dayanarak, ABD yönetiminde Ukrayna’ya verilen uzun menzilli füzelerin Rusya içlerini vurma izninin tartışıldığını haber vermişti. Sanger bu tartışmanın, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Ukrayna ziyareti sonrası bizzat Blinken tarafından başlatıldığını ifade ediyor. Sanger’e göre, Blinken’ın bu tartışmayı başlatmasının nedeni Rusya’nın savaşta elde ettiği kazanım ve ilerlemeler. İngiltere Dışişleri Balanı David Cameron da geçen hafta yaptığı bir açıklamada, Ukrayna’nın İngiltere’den aldığı uzun menzilli füzeleri Rus ilerlemesi karşısında Rusya içlerine ateşleyebileceğini söylemişti. Ukrayna bu füzeleri Rusya içlerindeki hedeflere karşı kullanabilir ancak daha önce defalarca ifade edildiği gibi, bunun sonucunun bir dünya savaşına ilerlemesi çok muhtemel. Tüm bu gelişmelerden sahada savaşı kaybetmekte olan NATO güçlerinin savaşta yeni bir tırmanma için tartışmalar yürütmekte oldukları anlaşılıyor. NYT haberinde vurgulanan bir nokta bu bağlamda önem taşıyor; David E. Sanger’e göre, Ukrayna savaşında Rusya’yla doğrudan savaşa girmemek için koyduğu kuralları daha önce de gevşeten Joe Biden buna rağmen Rusya’yla topyekun bir savaşın gerçekleşmemesi nedeniyle rahatlamış. Blinken’ın açtığı tartışma bu nedenle Rusya içlerine saldırı yönünde bir kararla sonuçlanabilirmiş. Biden daha önceki kararlarını değiştirmesine rağmen Rusya’yla topyekun bir savaşa girilmemesinden rahatlamış olabilir ancak bu herhangi bir garanti sunmuyor. Rusya içlerine ateşlenecek uzun menzilli füzelere nasıl bir yanıt verileceği öngörülemez ve bu karar alınır ve uygulanırsa bölge yaz aylarında cehenneme dönebilir.

NATO güçlerinin savaşı tırmandırma yönünde hamleler için tartışma yürütmesinin yalın nedeni, New York Times’ın son Ukrayna haberindeki bazı satırlarda yer alıyor. Ukrayna’dan sahadan haber geçen NYT muhabirleri son durumu şöyle anlatıyor: “Rus birlikleri son haftalarda cephe hattının her yerinde Ukrayna’dan toprak alıyor. Bazı durumlarda, Ukraynalıların daha geçen yıl zorlu savaşlarla geri aldıkları toprakları ele geçiriyorlar. Ve sürpriz bir saldırıyla Moskova, 2022’nin sonlarından bu yana en büyük toprak kazanımını elde etti. Bu, Ukrayna için askerlerinin moralini bozabilecek ve halkın ruh halini geriletecek üzücü bir durum. Analistler, Ukrayna Amerikan askeri yardımının savaş alanına ulaşmasını beklerken Rusya’nın önümüzdeki aylarda kazanımlarını artırabileceğini söylüyor.”

Geçen yaz, öncesinde aylarca propagandası yapılan Ukrayna karşı taarruzunun zamanıydı. ABD ve AB’nin sağladığı silahlarla karşı taarruza geçen Ukrayna birlikleri ağır kayıplar verdi. On binlerce Ukraynalı hayatını kaybetti. Hiçbir ilerleme kaydedemeyen Ukrayna ordusu ağır kayıpları nedeniyle ciddi bir asker sıkıntısı yaşamaya başladı. Rusya’nın elde ettiği ilerlemeler esas olarak Ukrayna’nın yaşadığı asker ve teçhizat sıkıntısından kaynaklanıyor. Ukrayna’nın askeri kapasitesi bu savaşta herhangi bir ciddi başarı göstermesine olanak tanımıyor. Rusya içlerini vuracak füzelerin ateşlenmesi savaşın gidişatı üzerinde ciddi bir etki yaratmayacaktır, sadece savaşın şiddetinin artmasına neden olacaktır. Bunun anlamı, daha fazla kan, ateş ve gözyaşıdır. NATO güçlerinin bu savaşın başından beri istediği de budur. Ukrayna’nın yönetici eliti başından beri bu gerçeği bilerek, efendilerinin direktifleri doğrultusunda ülkesini daha büyük yıkımlara doğru sürüklemektedir. Önümüzdeki yaz aylarında, savaşın alanının ve şiddetinin genişlemesi ve büyümesi olasılığı giderek artmaktadır. Bu büyük yıkımlardan kurtuluşun tek gerçekçi yolu Halkların Kardeşliği perspektifi doğrultusunda bir araya gelecek emekçi halk sınıflarıdır. Tarih emekçi halk sınıflarını bir kez daha sadece kendilerini değil tüm insanlığı ve yerküreyi kurtarmaya çağırmaktadır.

Paylaşın